Mars, atmosferdeki toz zerrecikleri nedeniyle kırmızı renkte olmasından dolayı uzun zamandır “Kızıl Gezegen” adıyla da anılmaktadır. Kızıl gezegen, Kırmızı renkte görünmesinden dolayı, kırmızı rengin kanı çağrıştırması sonucu ismini Romalıların savaş tanrısından almıştır.
Kızıl gezegen görünüş olarak her ne kadar korkutucu olsa da, İnsan hayatı boyunca sürekli araştırma ve merak konusu olmuştur. Mars’ın oluşumu 4,6 milyar yıl öncesine kadar dayanmaktadır. Güneş Sistemi’ndeki diğer gezegenler ile birlikte oluşmuştur.
KIZIL GEZEGEN “MARS”
Mars, gezegen olduktan sonra uzayda bulunan meteorların çarpmasından dolayı yüzeyinde kraterler oluşmuştur. Gezegen tabakalara ayrıldıktan sonra mantodaki erimiş kayalar yerkabuğunun üzerine doğru hareket etmiş ve volkanik aktiviteler görülmüştür.
Volkanik aktiviteler çekirdekten gelen ısıyı yüzeye taşımış, bu esnada Mars’ın çekirdeği sıcaklığın dışarı vurmasından dolayı hızla soğumuştur. Bunun sonucunda Atmosferdeki suyun donduğu ve su baskınlarının oluştuğu tahmin edilmektedir. Atmosferik basınç olmadığından dolayı su güneş rüzgarları ile püskürtülmüştür.
Mars bunca olaydan sonra bugün gördüğümüz şeklini yani çöl benzeri kurak görünümüne sahip oldu. Onu en iyi kış aylarında, yani gezegenin bizden en uzak olduğu anlarda görürüz. Bunun nedeni ise, bu dönemlerde atmosferimizin temiz olmasından kaynaklanmaktadır.
Kızıl Gezegen’e, Dünya’dan uzay sondaları göndermeyi başardık. Bu sondalar arasında en ünlüsü şüphesiz ki NASA tarafından gönderilen güncel araştırma aracı, Rover oldu. Bu sondaj sayesinde yapılan çalışmalarda Mars’ın bazı yönlerinin Dünya’ya çok benzediği, bazı yönlerinin ise tamamen zıt olduğu ortaya çıktı. Benzer yönlere baktığımızda Mars’ın Dünya ile benzer coğrafik özelliklere ve eğik bir ekseni olduğunu görüyoruz.
Mars Gezegeni Özellikleri Nelerdir?
Elbette ki Kızıl Gezegen’de de mevsimler yaşanıyor. Atmosferi yok denecek kadar ince, yüzeyde sıvı olarak su bulunmuyor ve sıcaklık gün içinde dramatik ölçüde değişiyor. Mars’ta eğer bir yaşam varsa çok dayanıklı ve çok iyi gizlenmeyi biliyor olmalı ki, henüz izine rastlayamadık. Mars’a her ne kadar Kızıl Gezegen’de dense, Koyu ve açık renkli alanları da bulunmaktadır.
Örneğin kutup bölgeleri parlak beyaz renkte, rakımı yüksek olan bölgeler de buz bulutları yüzünden beyaz görünmektedir. Karanlık bölgeler ise, rüzgarların yüzeydeki toprağı sıyırıp altındaki bazalt kayaları ortaya çıkarması ile oluşmuştur. Mars Güneş Sistemi’nde bulunan dördüncü gezegendir. Dünya ile Jupiter arasında yer almaktadır. Boyut açısından incelendiğinde ise Merkür’den sonra en küçük gezegen unvanına sahiptir.
Dünya’ya benzer özelliklerini söylemiştik şimdide biraz zıt özelliklerine değinelim. Boyut olarak Dünya’nın yarısı kadar olduğunu ve yoğunluğunun çok daha az olduğunu bilmemiz gerekli. Kütle olarak Dünya’nın yüzde 11’i, Hacim olarak ise yüzde 15’i kadar. Kızıl Gezegen üzerinde okyanus olmadığı için, kara parçalarının yüz ölçümü Dünya ile eşittir.
Mars Güneş’ten yaklaşık 228 milyon kilometre uzakta. Bir yörünge turunu 687 Dünya Gününde tamamlayan, Eliptik yörüngesi oldukça dış merkezli (Dış merkezlik oranı 0,09.) Dünyanın dış merkezlilik oranı sadece 0,0167. Bu yüzden Dünya yörüngesi neredeyse bir daire halindedir.
Mars’ın bir zamanlar daha dairesel yörüngeye sahip olduğu, yörüngesinin Güneş ve diğer gezegenlerin çekim kuvveti nedeniyle zamanla değiştiği düşünülmekte.
Bir Mars günü bir Dünya gününden daha uzundur. (24 saat 39 dakika 35 saniye sürüyor) Marsın ekseni 25,19 derece, Dünya’nın ekseni ise 23,44 derece eğimlidir.
MARS GEZEGENİNDE MEVSİMLER
Bunun anlamı ise Dünya’da olduğu gibi mevsimlerin ortaya çıkmasıdır. Ancak Mars mevsimleri Dünya mevsimleri gibi eşit uzunlukta değildir. Yedi ay Bahar mevsimi, Dört ay ise Kış mevsimi olarak geçmektedir. Mevsimlerin uzun olmasının nedeni yılın daha uzun olması ve Mars’ın Güneş’e Dünya’ya göre daha uzakta bulunması. Mars’ın iki doğal uydusu bulunuyor: Phobos ve Deimos. İkisinin de şekli patatese benziyor ve Mars’ın çekim gücüne kapılıp yörüngesinde dönmeye başlamış olan asteroidler olduğu düşünülüyor. Bir başka teoriye göre ise asteroid çarpmaları sırasında gezegenden ayrılan parçalar bu uyduları oluşturdu. Bilim kurgu filmlerinde Dünya’nın kardeşi gibi gösterilen Mars aslında temelde çok büyük farklar içeriyor.
Örneğin Mars’ta (bildiğimiz kadarı ile) hayat yok. Bu yüzden karşılaştırmaları yaparken bilimsel gerçeklere dayanmakta fayda var. NASA’nın Mars üzerindeki araştırmaları ve çalışmaları Dünya dışında yaşam imkânı arayışında anahtar rolünü oynaması düşünülüyor ki yakın gelecekte Mars araştırmaları da belki özel bir şirkete yaptırılır. Aynı uzaya insan gönderiminde olduğu gibi.
Mars’ın uydularının isimler ve özellikleri nelerdir?
Mars’ın iki uydusu bulunmaktadır. Bunlar;
Phobos : Mars’ın iki uydusunun büyüğü olan Phobos gezegene daha yakın bir yörüngede dönüyor. Aslında tüm Güneş Sistemi’ndeki uydular arasında gezegenine en yakın yörüngede dolaşan uydu Phobos. Yarıçapı yaklaşık 11 kilometre olan Phobos ile Mars arası yaklaşık 6,000 kilometre. Biçimsiz bir şekli var, yani örneğin Ay gibi küresel değil. En belirgin özelliği üzerindeki Stickney adındaki dev krater. Bu kraterin boyu yaklaşık 9 kilometre.
Deimos : Deimos Mars’a Phobos’tan çok daha uzak. Yaklaşık 23,400 kilometre uzaklıktaki bir yörüngede dönüyor. Ayrıca daha da küçük, yarıçapı yaklaşık 6 kilometre civarında. Mars’ın etrafındaki bir turunu 30.4 saatte tamamlıyor. Deimos da Phobos gibi küresel değil. Çok gözenekli bir yüzeyi var ve onun da üzerinde büyük kraterler bulunuyor. En büyüklerinin isimleri Swift ve Voltaire, boyutları 1 ile 3 kilometre civarında.
Mars konumuz sizi çok sıkmaması için iki ayrı başlık altında incelenecektir. Diğer yazımız hazır olduğunda buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sosyal medyada bizi takip etmek için tıklayınız.
Sizde yazarlık yapabilirsiniz.

21/06/2020
marsgezegenihakkındabilgiler, marstamevsimler, marsınuyduları, marsınözellikleri, kızılgezegen


